Kısa cevap
Bu üç kavram ceza sürecinin farklı aşamalarına aittir. Takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, KYOK) soruşturma aşamasında savcılığın verdiği karardır; dava açılmaz. HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) yargılama sonunda mahkemenin verdiği karardır; ceza belirlenir ama beş yıl boyunca hukuki sonuç doğurmaz. Denetimli serbestlik ise kesinleşmiş bir cezanın infazına ilişkindir; hükümlü cezasının bir kısmını dışarıda, denetim altında geçirir.
| Kavram | Aşama | Kim karar verir | Temel sonuç |
|---|---|---|---|
| Takipsizlik (KYOK) | Soruşturma | Cumhuriyet savcısı | Kamu davası açılmaz |
| HAGB | Kovuşturma sonu | Mahkeme | Hüküm 5 yıl sonuç doğurmaz |
| Denetimli serbestlik (infaz) | Kesinleşmiş ceza | İnfaz hâkimi | Cezanın bir kısmı dışarıda çekilir |
Aşağıda her birini, ilgili kanun maddeleriyle ve uygulamada en çok sorulan sorularla birlikte anlatıyoruz. Bilgiler 14 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata göredir.
Takipsizlik kararı nedir, ne demek?
Takipsizlik kararının kanundaki adı kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır (Ceza Muhakemesi Kanunu, CMK m. 172). Cumhuriyet savcısı soruşturmanın sonunda, dava açmak için yeterli şüphe oluşturacak delil bulamazsa ya da kovuşturma olanağı yoksa (örneğin şikâyet süresi geçmişse, zamanaşımı dolmuşsa) bu kararı verir.
Karar, suçtan zarar görene ve ifadesi alınmış şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii yazılır. Takipsizlik bir beraat kararı değildir, ama dava açılmadığı için kişi hakkında mahkûmiyet de yoktur. Karar e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de görülebilir.
Takipsizlik kararı verilen dosya kural olarak yeniden açılmaz. Ancak yeni delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliği bu konuda karar verirse aynı fiil için dava açılabilir (CMK m. 172/2). “Takipsizlik kararı ne kadar sürer?” sorusunun tek bir cevabı yoktur; süre dosyanın kapsamına, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve savcılığın iş yüküne göre değişir.
Takipsizlik kararına itiraz: süre ve nereye yapılır?
Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir (CMK m. 173/1). Bu süre 2024'teki değişiklikle “onbeş gün”den “iki hafta”ya çevrilmiştir; pratikte aynı uzunluktadır, ama hesap tebliğ tarihinden başlar.
İtiraz mercii, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir. Süre kaçırılırsa itiraz hakkı düşer; tebliğ tarihini not edin.
İtiraz dilekçesinde, dava açılmasını gerektiren olaylar ve deliller açıkça gösterilmelidir (CMK m. 173/2). Sulh ceza hâkimliği gerek görürse soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir. İtirazı yerinde bulursa savcı iddianame düzenler; bulmazsa itirazı reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder. Savcının takdir yetkisini kullandığı hâllerde (kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi) bu itiraz yolu uygulanmaz.
HAGB nedir, şartları nelerdir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) CMK m. 231'de düzenlenir. Mahkeme yargılama sonunda sanığa bir ceza belirler, ama bu hükmü açıklamaz: hüküm, müsadereye ilişkin kısımlar dışında sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz. Sanık beş yıllık denetim süresini sorunsuz geçirirse hüküm ortadan kalkar ve dava düşer.
Güncel metne göre HAGB kararı verilebilmesi için:
- Verilen cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
- Mahkemenin, sanığın kişiliği ve duruşmadaki tutumuna bakarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması,
- Suçtan doğan zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekir. Zarar hemen ödenemiyorsa, denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir (CMK m. 231/9).
HAGB verilen hükümdeki hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez. HAGB bir hak değil, mahkemenin takdirine bırakılmış bir imkândır; şartlar varsa mahkeme bunu değerlendirmek ve gerekçesini göstermek durumundadır.
HAGB denetim süresi kaç yıl, HAGB bozulursa ne olur?
HAGB kararıyla sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur (CMK m. 231/8). Bu süre içinde mahkeme, bir yılı geçmemek üzere, denetimli serbestlik tedbiri olarak eğitim programına devam, gözetim altında çalışma ya da belli yerlere gitmeme gibi yükümlülükler de koyabilir. Denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur.
Denetim süresi kasıtlı yeni bir suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçerse, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suçtan bir daha HAGB kararı verilemez.
Kişi denetim süresinde kasten yeni bir suç işlerse ya da yükümlülüklere aykırı davranırsa mahkeme hükmü açıklar; buna halk arasında “HAGB'nin bozulması” denir. 31 Temmuz 2026'dan itibaren yürürlükteki metne göre mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirip cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da şartları varsa ertelemeye veya seçenek yaptırıma karar vererek yeni bir hüküm kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir.
HAGB'yi bozan yeni suç, denetim süresi içinde işlenmiş kasıtlı bir suç olmalıdır. Yeni dosya henüz sonuçlanmadan eski hükmün açıklanıp açıklanmayacağı, somut dosyaya göre değerlendirilmesi gereken bir konudur.
HAGB kalktı mı? 2026'daki değişiklik
Hayır, HAGB kaldırılmadı. Anayasa Mahkemesi 10 Temmuz 2025 tarihli kararıyla (E.2024/98, K.2025/149) CMK m. 231'in bazı hükümlerini iptal etmiş ve iptalin yürürlüğe girmesi için süre tanımıştı. Yasa koyucu bu süre dolmadan düzenleme yaptı: 16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi olarak bilinir, Resmî Gazete 31 Temmuz 2026) CMK m. 231'in beşinci ilâ on dördüncü fıkralarını yeniden yazdı.
Yeni metinde öne çıkanlar şunlardır: HAGB, işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa m. 17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda uygulanmaz. Beş yıllık denetim süresi korunmuştur. HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; karar ilk derece sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yolu açıktır.
HAGB sicile işler mi? Adli sicil ve arşiv kaydı
HAGB kararı adli sicil kaydına (sabıka kaydına) işlenmez. Bu kararlar ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme istediğinde kullanılabilir (CMK m. 231/13; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 6). Bu nedenle e-Devlet'ten alınan adli sicil belgesinde görünmez.
Mahkûmiyet kararlarında ise iki aşama vardır. Ceza infaz edildiğinde, ceza zamanaşımı dolduğunda veya genel af gibi hâllerde kayıt adli sicilden silinip arşiv kaydına alınır (Adli Sicil Kanunu m. 9). Adli para cezaları ile ertelenen cezalar ise doğrudan arşive kaydedilir. Arşiv kaydı da kural olarak arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçince tamamen silinir; Anayasa m. 76 ve başka kanunlarda hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde bu süre 15 veya 30 yıldır (m. 12).
Arşiv bilgileri her yerde istenemez: kişinin kendisi, soruşturma kapsamında savcılık ve mahkemeler, seçim kurulları ve özel kanunlarda gösterilen kurumlar görebilir (m. 10). Silme ve düzeltme talepleri e-Devlet üzerinden de yapılabilir. Memuriyet, güvenlik soruşturması veya silah ruhsatı gibi işlerde HAGB'nin ve arşiv kaydının etkisi ilgili özel mevzuata göre ayrıca değerlendirilir.
Denetimli serbestlik nedir, kimler yararlanır?
Günlük dilde “denetimli serbestlik” denince çoğunlukla cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazı kastedilir (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 105/A). Buna göre açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan, iyi hâlli hükümlü talep ederse, infaz hâkimi cezanın koşullu salıverilme tarihine kadarki kısmının dışarıda çektirilmesine karar verebilir.
- 0–6 yaş arası çocuğu olan kadın hükümlülerde bu süre iki yıl, ağır hastalık, engellilik veya yaşlılık nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyenlerde üç yıldır.
- 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla, bu Kanunun yürürlüğünden sonra işlenen suçlar için ayrıca koşullu salıverilmeye kadar cezaevinde geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin (beş günden az olmamak üzere) cezaevinde geçirilmiş olması şartı getirildi.
- 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda, kanunda sayılan ağır suçlar hariç, açık cezaevinde en az üç ay kalmış hükümlüler talepleri hâlinde denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanabilir (5275 sayılı Kanun geçici m. 10/6; kapsam 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla daraltıldı).
Koşullu salıverilme ise ayrı bir aşamadır: süreli hapis cezalarında kural olarak cezanın yarısı iyi hâlle cezaevinde geçirilince hükümlü koşullu salıverilir; bazı suçlarda bu oran üçte ikidir (m. 107). Koşullu salıverilen kişi bir denetim süresine tabi olur ve infaz hâkimi bu süre içinde iki yılı geçmemek üzere denetimli serbestlik yükümlülükleri koyabilir.
Temmuz 2026'da “denetimli serbestlik” aramaları rekor düzeye çıktı. 14 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş genel bir infaz indirimi veya denetimli serbestlik süresini uzatan yeni bir düzenleme yoktur: 7589 sayılı Kanun (31 Temmuz 2026) infaz oranlarını değiştirmedi; 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanun ise çocuk hükümlülerin kurumlara yerleştirilmesi ve 15 yaşından küçükken geçirilen sürelerin hesabıyla ilgilidir. Meclis'teki teklifler ve haberler kanunlaşıp Resmî Gazete'de yayımlanmadan uygulanmaz.
Denetimli serbestlikte imza, kamu yararına çalışma ve ihlal sonuçları
Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlü için bir veya birden fazla yükümlülük belirler (m. 105/A/5): kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalışma, bir konut veya bölgede denetim altında bulunma (halk arasında ev hapsi), belirli yerlere gitmeme ve belirli programlara katılma. Uygulamada en sık görülen biçim, belirlenen gün ve saatlerde müdürlüğe gidip imza atmak ve bireysel görüşmelere katılmaktır. Uyuşturucu kullanma suçundan hükümlüler ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programına (sürpriz idrar testi gibi) tabi tutulur.
Kamu yararına çalışma başka yollarla da karşınıza çıkabilir: kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesiyle ya da ödenmeyen adli para cezasının, iki saat çalışma bir gün sayılarak kamuya yararlı işte çalışmaya çevrilmesiyle (m. 106/3).
Yükümlülük ihlalinin sonuçları ciddidir:
- Cezaevinden çıktıktan sonra beş gün içinde müdürlüğe başvurmamak, yükümlülüklere uymamakta ısrar etmek ya da kendi isteğiyle geri dönmek isteyen hükümlü, infaz hâkiminin kararıyla açık cezaevine geri gönderilir (m. 105/A/6).
- Denetimli serbestlik sırasında işlendiği iddia edilen, alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis gerektiren kasıtlı bir suçtan dava açılırsa hükümlü cezaevine gönderilebilir; beraat ederse denetimli serbestlik devam eder (m. 105/A/7).
- Başvuru süresinden sonra iki gün geçmesine rağmen başvurmayan ya da iade kararından sonra iki gün içinde teslim olmayan hakkında hükümlünün kaçması suçu hükümleri uygulanır (m. 105/A/8).
- Koşullu salıverilen kişi denetim süresinde kasıtlı bir suç işler ya da yükümlülüklere uyarıya rağmen uymamakta ısrar ederse koşullu salıverilme geri alınır (m. 107/12–13).
Tek bir imzayı kaçırmak her zaman otomatik olarak cezaevine dönüş anlamına gelmez; kanun “ısrar” arar ve müdürlük önce uyarır. Yine de hastalık, iş veya adres değişikliği gibi bir engel varsa bunu önceden ve belgeli olarak müdürlüğe bildirmek gerekir.
Hakkınızda ceza dosyası varsa ne yapmalı?
- Size tebliğ edilen her kararın tebliğ tarihini not edin; itiraz ve istinaf süreleri buradan başlar.
- Dosyanızı e-Devlet veya UYAP Vatandaş Portalı'ndan takip edin; duruşma günlerini kaçırmayın.
- HAGB ihtimali varsa zararın giderilmesi şartını önceden düşünün; ödeme gücünüz yoksa taksit imkânını mahkemeye bildirin.
- Denetimli serbestlikte yükümlülüklerinizi ve müdürlüğün iletişim bilgilerini yazılı olarak saklayın.
Ceza dosyalarında süreler kısa, sonuçlar uzun soluklu olduğu için, özellikle HAGB'nin kabul edilip edilmemesi, itiraz ve istinaf kararları öncesinde dosyanın bir avukatla birlikte değerlendirilmesi yararlı olur. İstanbul Anadolu Yakası'ndaki dosyaların büyük kısmı Kartal'daki Anadolu Adliyesi'nde görülür. Büromuzun ceza hukuku çalışmaları ve ücretlendirmenin nasıl yapıldığı için avukatlık ücreti rehberine bakabilir, iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
HAGB adli sicil kaydında görünür mü?
Hayır. HAGB kararları sabıka kaydına değil, bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir. Bu nedenle e-Devlet'ten alınan adli sicil belgesinde çıkmaz.
HAGB denetim süresi ne zaman başlar?
Beş yıllık denetim süresi, HAGB kararının kesinleşmesiyle başlar. Karara karşı istinaf yoluna gidilmişse süre, kanun yolu incelemesi tamamlanıp karar kesinleştikten sonra işlemeye başlar.
Takipsizlik kararına itiraz süresi kaç gündür?
Kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 173). İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.
Takipsizlik kararı verilen dosya tekrar açılır mı?
Kural olarak hayır. Ancak dava açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil ortaya çıkar ve sulh ceza hâkimliği bu yönde karar verirse aynı fiil için kamu davası açılabilir.
Adli kontrol ve denetimli serbestlik aynı şey mi?
Hayır. Adli kontrol, soruşturma veya kovuşturma sürerken tutuklama yerine uygulanan bir tedbirdir (imza, yurt dışı yasağı gibi; CMK m. 109). Denetimli serbestlik ise kesinleşmiş bir cezanın infazına ya da HAGB ve erteleme gibi kararlardaki yükümlülüklere ilişkindir.
Denetimli serbestlik imza ihlali olursa ne olur?
Müdürlük önce uyarır; yükümlülüklere uymamakta ısrar edilirse infaz hâkimi hükümlünün açık cezaevine gönderilmesine karar verebilir. Engel durumlarını önceden ve belgeyle bildirmek bu riski azaltır.
2026'da denetimli serbestlik süresi uzadı mı?
14 Ekim 2026 itibarıyla genel bir uzatma yoktur. 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar için geçici m. 10/6'daki üç yıl erken yararlanma kuralı, kanunda sayılan istisnalarla birlikte uygulanmaya devam ediyor.
Hazırlayan: Av. Murat Kaan Çelik · Güncelleme: 14 Ekim 2026
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve yayımlandığı tarihteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

